2.500 TL ve üzeri siparişlerde kargo ücretsiz 🚚
Erdem BalDoğal Köy Ürünleri
Bal Bilgisi

16 Temmuz 2026

Diastaz Sayısı Nedir, Neden Önemlidir?

Diastaz sayısı balın enzim aktivitesini gösterir ve tazeliğinin kanıtıdır; bal alırken neden önemli olduğunu ve nasıl okunacağını anlatıyoruz.

Diastaz Sayısı Nedir, Neden Önemlidir?

Diastaz sayısı, baldaki doğal enzim aktivitesinin ölçüsüdür ve balın ısı görüp görmediğini, ne kadar taze kaldığını gösteren en güvenilir laboratuvar değerlerinden biridir. Arı tarafından bala eklenen bu enzim zamanla ve ısıyla birlikte azalır; düşük diastaz sayısı genellikle ısıtılmış, uzun süre bekletilmiş ya da yanlış koşullarda depolanmış bir balın işaretidir. Türk Gıda Kodeksi, çoğu bal çeşidi için diastaz sayısının en az 8 DN (Diastaz Sayısı, Schade skalasına göre) olmasını şart koşar.

Diastaz Sayısı Tam Olarak Neyi Ölçer?

Diastaz, arının bal keseciğinde salgıladığı ve nektarı bala dönüştürürken devreye giren bir enzim grubudur. Bu enzim, nişasta benzeri bileşikleri parçalayarak balın olgunlaşmasına katkı sağlar ve balın raf ömrü boyunca belirli bir aktivite göstermeye devam eder. Laboratuvar analizinde ölçülen diastaz sayısı, aslında bu enzimin ne kadarının hâlâ etkin olduğunu, yani balın canlılığını gösterir. Bal ne kadar az işlem görmüşse ve ne kadar tazeyse diastaz sayısı da o kadar yüksek çıkar. Bu yüzden diastaz sayısı doğrudan bir tatlılık ya da lezzet göstergesi değil, bir süreç ve tazelik göstergesidir.

Ölçüm genellikle Schade ya da Göttingen yöntemiyle yapılır: laboratuvar, bal örneğine nişasta çözeltisi ekler ve enzimin bu nişastayı belirli bir sürede ne kadar parçaladığını, rengin açılma hızından hesaplar. Sonuç, DN (Diastaz Numarası) birimiyle rapora yazılır. Bu ölçüm yöntemi dünya genelinde bal ticaretinde standart kabul edildiği için, farklı ülkelerden gelen analiz raporlarını karşılaştırmak da mümkün hâle gelir.

Diastaz Sayısını Ne Düşürür?

Diastaz enzimleri ısıya karşı oldukça hassastır. 40°C üzerindeki sıcaklıklarda enzim aktivitesi yavaş yavaş azalmaya başlar, 60°C'nin üzerinde uzun süre bekletilen balda ise diastaz neredeyse tamamen kaybolabilir. Bunun dışında birkaç etken daha diastaz sayısını düşürür:

  • Pastörizasyon: Kristalleşmeyi geciktirmek için market raflarındaki bazı ballara uygulanan ısıl işlem, diastaz aktivitesini ciddi oranda azaltır.
  • Uzun ve sıcak depolama: Balın güneş gören bir depoda ya da sıcak bir araç bagajında haftalarca beklemesi, oda sıcaklığında bile olsa enzim kaybına yol açar.
  • Nakliye sırasında ısı şoku: Soğuk zincir olmadan yapılan, özellikle yaz aylarındaki kargo süreçleri bal sıcaklığını yükseltip diastazı düşürebilir. Bu nedenle sipariş ettiğimiz balları soğuk zincirli kargo ile gönderiyor, ürünün analiz raporundaki değerlerin kapınıza ulaştığında da geçerli olmasına özen gösteriyoruz.
  • Bal türü: Bazı çiçek balları doğası gereği daha düşük diastaz içerir; bu durumlar için Türk Gıda Kodeksi ayrı bir alt sınır tanımlar.

Türk Gıda Kodeksi'ne Göre Minimum Diastaz Değerleri

Türkiye'de bal satışını düzenleyen Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği, diastaz sayısı için iki farklı eşik belirler. Bu ayrım, doğası gereği düşük enzim içeren bazı çiçek ballarının haksız yere elenmemesi için yapılmıştır:

Bal KategorisiMinimum Diastaz Sayısı (DN)Ek Şart
Genel olarak tüm bal türleri8 DN—
Doğal olarak düşük enzimli türler (örn. turunçgil çiçeği balı)3 DNHMF değeri 15 mg/kg'ı geçmemeli

Karakovan gibi geleneksel yöntemlerle, süzme işlemi minimum düzeyde tutularak elde edilen ballarda diastaz değeri genellikle bu asgari sınırların oldukça üzerinde çıkar; çünkü kovan sıcaklığından tüketiciye ulaşana kadar geçen süre kısadır ve bal fazladan bir ısı işlemine maruz kalmaz.

Yüksek Diastaz Her Zaman Daha Kaliteli Bal Anlamına Mı Gelir?

Diastaz sayısı önemli bir gösterge olsa da tek başına balın "en iyisi" olduğunu kanıtlamaz; ancak bir balın ısıl işlem görüp görmediğini ve doğru koşullarda saklanıp saklanmadığını anlamada en pratik verilerden biridir. Dedemiz Şenel Aydın'ın elli yıllık arıcılık tecrübesinde öğrendiği en temel kural şudur: bal, kovandan alındığı andan sofraya gelene kadar ne kadar az "işlem" görürse enzim yapısı o kadar korunur. Bu yüzden karakovan balı gibi süzme aşaması en aza indirilmiş ürünlerde diastaz değerleri genellikle yüksek çıkar. Yine de bazı çiçek türlerinin doğal enzim içeriği farklıdır, dolayısıyla iki farklı türden balın diastaz sayısını doğrudan karşılaştırmak yanıltıcı olabilir; asıl bakılması gereken, o türün kendi beklenen aralığına göre değerin nerede durduğudur.

Karakovan, Süzme ve Petekli Balda Diastaz Farklı mı Çıkar?

Aynı hasattan gelen bal, farklı işleme yöntemlerinden geçtiğinde diastaz sayısı da farklı seyredebilir. Petekli bal, arı tarafından mühürlendiği hâliyle sofraya ulaştığı için diastaz kaybına en az maruz kalan üründür; süzme işlemi sırasında balın hafifçe ısıtılması (akışkanlığı artırmak için) uygulanırsa bu değer bir miktar düşebilir. Bu nedenle üretim aşamasında ısıyı en aza indirmek, sadece lezzeti değil enzim yapısını da korumanın en pratik yoludur. Kovanda uzun yıllardır aynı yöntemleri izleyen bir üretici için bu, neredeyse refleks hâline gelmiş bir dikkattir: bal, kovandan kavanoza giden yolda ne kadar az ısıtılırsa değerleri o kadar sağlam kalır.

Bunun yanında hasat mevsimi de diastaz sayısını etkileyebilir. İlkbahar ve yaz başında toplanan çiçek balları ile sonbahara doğru toplanan ballar arasında, arının o dönemki beslenme yoğunluğuna bağlı olarak küçük farklar görülebilir. Bu yüzden aynı üreticinin farklı hasat dönemlerinden gelen ürünlerinde bile diastaz değerinin birebir aynı çıkmasını beklemek gerçekçi değildir; önemli olan değerin kodeks sınırının rahatlıkla üzerinde kalmasıdır.

Analiz Raporunda Diastaz Sayısını Nasıl Okumalı?

Bir bal analiz raporu elinize geçtiğinde diastaz sayısını tek başına değil, diğer parametrelerle birlikte değerlendirmek gerekir. Diastaz sayısı yüksek ama gerçek bal tanımına uymayan başka sorunlar (örneğin şeker profili bozukluğu) olabilir. Sağlıklı bir okuma için şu üç değere birlikte bakmak gerekir:

  • Diastaz sayısı: Tazelik ve ısıl işlem durumu hakkında fikir verir.
  • HMF değeri: Diastazla ters orantılı çalışır; diastaz düşerken HMF genellikle yükselir. Bu iki değerin birlikte incelenmesi çok daha güvenilir bir tablo çizer, konuyu ayrıntısıyla HMF değeri nedir başlıklı yazımızda ele aldık.
  • Nem oranı: Balın fermente olmaya ne kadar yatkın olduğunu gösterir.

Güvenilir bir üreticiden bal alırken analiz raporunu talep etmek, sadece diastaz sayısına değil bu üç değerin bir aradaki tutarlılığına bakmak en sağlıklı yaklaşımdır. Bu konudaki genel ölçütleri balın gerçek bal olduğunu nasıl anlayabiliriz yazımızda daha geniş anlattık.

Diastaz Sayısı Neden Sadece Türkiye'de Değil Dünyada da Standart Bir Ölçüt?

Diastaz sayısı, sadece Türk Gıda Kodeksi'nin değil Codex Alimentarius'un (uluslararası gıda standartları) ve Avrupa Birliği bal direktifinin de temel bir gösterge olarak kabul ettiği bir parametredir. Bunun nedeni basittir: farklı ülkelerden, farklı iklim koşullarından gelen ballar için ortak, ölçülebilir ve tekrarlanabilir bir "tazelik dili" gerekir. Bir ihracatçının Almanya'ya gönderdiği bal ile bir yerel üreticinin pazarda sattığı bal, aynı diastaz ölçüm yöntemiyle karşılaştırılabilir olur. Bu da tüketicinin, nereden alırsa alsın, benzer bir güvence çerçevesine sahip olmasını sağlar.

Diastaz Sayısı Düşük Çıkan Bal Tüketilebilir mi?

Diastaz sayısı kodeks sınırının altında kalan bir bal, gıda güvenliği açısından tehlikeli değildir; sorun besin değeri ve etiket uyumluluğudur. Yani böyle bir ürün hâlâ yenilebilir olabilir ama "doğal, çiğ bal" beklentisini karşılamaz ve teknik olarak tağşiş ya da yanlış etiketleme tartışmasına konu olabilir. Bu nedenle alışverişte diastaz sayısını, ürünün etiketinde yazan "çiğ" ya da "doğal" ifadelerini destekleyen somut bir veri olarak görmek gerekir. Karakovan bal ve süzme bal kategorilerindeki ürünlerde bu değerlerin şeffaf şekilde paylaşılması, tüketicinin bilinçli seçim yapabilmesi için önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Diastaz sayısı kaç olmalı, ideal aralık nedir?

Türk Gıda Kodeksi genel bal türleri için en az 8 DN şartı koyar; ancak taze, az işlem görmüş ballarda bu değer çoğunlukla 15-30 DN aralığında, hatta bazı örneklerde daha yüksek çıkabilir. Sayının çok yüksek olması tek başına "en iyi bal" anlamına gelmez, düşük olması ise ısıl işlem veya yaşlanma ihtimalini işaret eder.

Diastaz sayısı zamanla düşer mi, balımı yanlış mı sakladım?

Evet, diastaz sayısı balın raf ömrü boyunca doğal olarak yavaşça azalır; bu normal bir süreçtir. Ancak balı serin, güneş almayan bir yerde ve kapalı kapta sakladığınızda bu düşüş çok yavaş ilerler. Balı sıcak ortamda (örneğin ocağın yanında veya direkt güneş alan bir rafta) tutmak bu düşüşü hızlandırır.

Diastaz sayısı analiz raporunda nasıl gösterilir?

Analiz raporlarında genellikle "Diastaz Sayısı (Schade)" başlığı altında DN (Diastaz Numarası) birimiyle bir değer verilir. Bu değerin yanında raporun hangi laboratuvarda, hangi yöntemle yapıldığı da belirtilir; güvenilir bir rapor için akredite bir laboratuvarın imzasını aramak faydalıdır.

Farklı bal türlerinin diastaz sayısını karşılaştırmak doğru mu?

Tam olarak doğru değildir. Örneğin turunçgil çiçeği balı gibi bazı türler doğaları gereği daha düşük enzim içerir ve kodeks bu türler için ayrı bir alt sınır (3 DN) tanımlar. Karşılaştırma yaparken aynı tür içinde değerlendirme yapmak daha sağlıklı bir sonuç verir.

İlgili Yazılar

Gerçek karakovan balını denemek ister misiniz?

Tercan yaylasından, analiz raporlu, üreticiden tüketiciye.

Ürünleri İncele
Hemen AraWhatsApp